Düşük Tedavisi İstanbul

    Düşük; gebeliğin çeşitli nedenlerle, istenmeyen bir şekilde sonlanmasıdır. Özellikle ilk gebelikte sık görülen bir durumdur ve pek çok farklı nedenle meydana gelebilir. Annenin yaşı, embriyonun rahme tutunma durumu, enfeksiyonlar vb. daha birçok faktör, düşüğe neden olabilir. Düşük tedavisinde, tüm bu etkenleri göz önünde bulundurmak önemlidir. Düşük genellikle gebeliğin sonlanmasına neden olur. Ancak nadir de olsa, doğru yaklaşımla gebelik devam ettirilebilir. Tekrarlayan düşük vakalarında ise düşüğün altında yatan nedenlerin mutlaka titizlikle araştırılması gerekir.

    Düşüğün nedeni ve düşük tedavisi hakkında daha fazla bilgiyi yazımızın devamında bulabilirsiniz. İstanbul’da düşük tedavisi için Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.

    Düşük Nedir?

    Düşük; gebeliğin 20. haftadan önce sonlanması durumudur. Genellikle kanama ve kasık ağrısı ile anlaşılır. Genetik faktörler, kadının yaşı ya da gebelikle ilgili anormallikler düşüğe neden olabilir. Düşüğü değerlendirirken; “erken düşük”, “geç düşük” ve “düşük tehdidi” olmak üzere 3 başlıktan söz edebiliriz:

    Erken Düşük: Gebeliğin, 12. haftadan önce sonlanması, erken düşük olarak adlandırılır. Düşük öyküsü olan kadınların yaklaşık %80’inde erken düşük görülmektedir. Erken düşük, birçok farklı etkene bağlı olarak gerçekleşebilir. Rahmin bebeğe hazır olmaması, hormon seviyelerindeki dengesizlik, kromozom bozuklukları ve bazı ilaçların kullanımı erken düşüğün yaygın nedenlerindendir.

    Geç Düşük: Geç düşükler, gebeliğin 12. haftasından sonra meydana gelen düşüklerdir. Genellikle 12 – 20. aylar arasında olur. Yaygın nedenleri ise plasenta, rahim ve rahim ağzı ile ilgili sorunlardır.

    Düşük Tehdidi: Düşük tehdidi ise riskli gebelikler için sık kullanılan bir terimdir. Özellikle kadının yaşının ileri olması ya da bazı fizyolojik sorunları olması durumunda, düşük riski daha yüksektir. Bu gebeliklerde, gebeliğin ilk yarısı sona erene kadar düşük görülme riski vardır. Bu nedenle düzenli takip gerekmektedir. Gebelik döneminde vajinal kanama, çoğu zaman düşük tehdidinin göstergesidir.

    Düşük Nedenleri Nelerdir?

    Düşük; genetik yatkınlık, annenin genel sağlık durumu, kromozom sorunları, metabolizma hastalıkları ve ihmal başta olmak üzere birçok nedenle meydana gelebilir.

    Düşük yaşayan birçok anne adayı, genellikle kendini suçlar ya da depresif bir ruh hâline girer. Öncelikle düşük olgularının birçoğunda anne hatası olmadığını söyleyebiliriz.

    • Rahimdeki yapısal sorunlar
    • Serviks (rahim ağzı) yetersizliği
    • Endokrinolojik rahatsızlıklar (Hormonal sorunlar)
    • Enfeksiyonlar
    • Bebekteki kromozom sorunları
    • Otoimmün hastalıklar yani bağışıklık sistemini etkileyen hastalıklar düşüğe neden olabilir.

    Erken dönemdeki düşük vakalarının birçoğu, fetüsün anne rahmine tam anlamıyla tutunamaması nedeniyle olur. Ancak erken düşüğün sürekli tekrar etmesi, altta yatan daha ciddi sorunların belirtisi olabilir. Bu neden tekrarlayan düşük vakalarının mutlaka detaylı olarak değerlendirilmesi ve kısırlık (infertilite) ihtimalinin araştırılması gerekir.

    Düşüklerin bir kısmında ise ihmal söz konusu olabilir. Annenin, gebeliği bilmesine rağmen alkol ve sigara tüketmesi, sağlıksız beslenme gibi alışkanlıklar gebeliği olumsuz etkileyebilir. Bununla birlikte aşırı stres de düşüklerin önemli bir nedenidir.

    Düşük Belirtileri Nelerdir?

    Düşük, gebelik döneminde ani başlayan vajinal kanama ve kasık ağrısı ile karakterize olan bir durumdur. Karın ve kasık ağrısına, sırt ve bel ağrısı da eşlik edebilir.

    Erken düşüklerde, gebelik belirtilerinin bir anda kaybolması da düşük şüphesi yaratabilir. Bu nadir bir düşük belirtisi olsa da erken düşük öyküsü olan hastalarımız için önemli bir belirti olabilir.

    Düşükte Kanama Miktarı Nedir?

    Düşük anında genellikle yoğun bir kanama görülür. Bu nedenle düşüğün fark edilmemesi söz konusu değildir. Ancak düşük tehdidi olan hastalarda, gebelik boyunca, hafif ara kanamalar görülebilir. Bu kanamalar, koyu kahverengi renkli, kısa süreli kanamalardır. Ancak gebeliğin ilk aylarında fark edildiğinde, mutlaka uzman bir jinekologa başvurmak ve düşük tehdidi şüphesine açıklık getirmek gerekir. Çünkü düşük tehdidi olan hastalar, bol bol istirahat içeren, özenli bir gebelik süreci geçirmek zorundadır.

    Düşük Tedavi Edilebilir Mi?

    Düşük, genellikle bebeğin kaybedilmesi ile sonuçlanır. Ancak kesin bir sonuca varmak için düşüğün değerlendirilmesi gerekir. Eğer fetüs cansızsa, bu durumda gebeliği sonlandırmak ve rahmi kürtaj ile temizlemek şarttır.

    Ancak düşük tehdidi olan kişilerde düşük tedavi edilebilir. Bu hastalarımızın gebeliği riskli gebelik kategorisinde değerlendirilir. Bu süreçte düzenli doktor takibi, istirahat ve -gerekirse- ilaç desteği ile düşük önlenebilir.

    Düşük Tedavisinden Sonra Yeniden Hamile Kalınabilir Mi?

    Düşük, birçok çift için yıkıcı bir durumdur. Ancak hastalarımızın ümitli olması ve motivasyonunu koruması, sonraki gebelikler için önemlidir. Çünkü düşüklerden sonra hamile kalınabilir. Bu süreçte anne rahminin güzelce temizlenmesi ve düşüğe neden olan faktörlerin araştırılması mühimdir. Bu adımlar sağlıklı bir şekilde gerçekleştirilip; anne fizyolojik olarak yeniden gebeliğe hazırlandığında, hamile kalmak mümkündür.

    İstanbul Düşük Tedavisi

    Düşük tedavisinin doğru planlanması için düşüğün değerlendirilmesi gerekir. Eğer gebelik sırasında kanama düşük tehdidi nedeniyle oluyorsa, istirahat ile tedavi mümkündür.

    Ancak kanama şiddetliyse ve düşük önlenemez durumdaysa, kürtaj ile gebeliğin sonlandırılması gerekir. Fetüs ölmüş olsa bile, annenin sonraki gebeliğe hazırlanması için kürtaj yapılır ve rahim içi tamamen temizlenir.

    İstanbul’da düşük ve düşük tedavisi hakkında tüm merak ettikleriniz için Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.


    Open chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi