Vajinal Akıntı ve Kaşıntı Tedavisi İstanbul

    Vajinal akıntılar; her kadında zaman zaman görülebilen; fizyolojik (doğal) ya da fizyolojik olmayan nedenlerden kaynaklanan sıvılardır. Özellikle adet dönemlerinde ya da adet sonrasında akıntı miktarı artabilir. Cinsellik sırasında da vajinal sıvılar yoğunlaşarak, cinselliğin acısız bir şekilde gerçekleşmesini sağlar. Ancak vajinal akıntıların kaşıntıya neden olması, süt kesiğini andıran görünümde olması ya da kötü kokması; üreme sistemi ile ilgili bazı sorunlara işaret edebilir. Bu nedenle vajinal akıntının renginin, yapısının ve kokusunun analiz edilmesi; kaşıntının ve kötü kokunun değerlendirilmesi gerekir. Şüpheli vajinal akıntıların birçoğu enfeksiyonlar nedeniyle oluşur. Tedavi sürecinde ise antibiyotikler, fitiller ve diğer medikal ilaçlardan yardım alınabilir.

    Yazımızın devamında, vajinal akıntı ve kaşıntı tedavisi hakkında daha fazla bilgiyi bulabilirsiniz. İstanbul’da vajinal akıntı ve kaşıntıyla ilgili tüm merak ettikleriniz için ise Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.

    Vajinal Akıntı Neden Olur?

    Vajinal akıntıların çoğu, kadın sağlığı açısından normal hatta faydalı kabul edilir. Akıntılar çoğu zaman yumurtlama dönemlerinin ve adetin yaklaştığının habercisidir. Adet sonrasında da kahverengi renkli, hafif akıntılar görülebilir. Bunlar, üreme çağındaki tüm kadınlar için normal kabul edilir.

    Ancak bazı akıntılar, enfeksiyonların, cinsel yolla bulaşan hastalıkların ya da vajinit gibi rahatsızlıkların semptomu olabillir. Bu vajinal akıntıların rengi genellikle berrak değildir. Yapısı da daha katıdır ve süt kesiğine benzer. Kimi zaman kötü koku ve kaşıntı da bu şikâyetlere eşlik edebilir.

    Vajinal akıntıların yaygın nedenleri:

    • Antibiyotikler
    • Bakteriyel vajinozis adı verilen, genellikle çok eşli cinsel yaşamı olan kadınlarda görülen enfeksiyon
    • Doğum kontrol hapları
    • HPV, Klamidya ve Gonore (Bel soğukluğu)
    • Şeker hastalığı
    • Alerji
    • Ameliyat sonrası enfeksiyon
    • Pelvik inflamatuar hastalığı yani PID: Bu rahatsızlık, cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyondur. En belirgin özelliği; vajinada kötü kokulu akıntılara neden olmasıdır.
    • Trichomonas Sendromu: Trichomonas parazitinin neden olduğu bir enfeksiyondur. Genellikle cinsel yolla bulaşır. Vajinada yanma hissine, yeşil renkli ve kötü kokulu akıntıya neden olur.
    • Menopoz dönemindeki kadınlarda vajina duvarının incelmesi
    • Vajinit
    • Maya enfeksiyonları: Bu enfeksiyonlar, özellikle beyaz ve süt kesiğine benzer akıntılara neden olurlar. Esas nedeni; vajina florasında bulunan doğal maya yoğunluğunun değişmesidir. Bu dengesizlik; şeker hastalığı, doğum kontrol hapları ve gebelik gibi birçok etkene bağlı olarak ortaya çıkabilir.

    Adet Öncesi Akıntı Olur Mu?

    Kadınlarda akıntının yoğun olduğu dönemlerin başında adet dönemleri gelir. Adet dönemi öncesinde yoğunlaşan akıntılar; berrak, açık renkli ve akışkandır. Yani “fizyolojik akıntı” olarak nitelendirdiğimiz, “doğal akıntı” grubundadır. Bu akıntıları daha yakından inceleyecek olursak:

    Fizyolojik (Doğal) Akıntılar: Fizyolojik akıntılar, doğal biyolojik işleyiş gereği vajinadan salgılanan akıntılardır. Rengi beyaz ya da şeffaf olabilir. Akışkan yapıdadır ve kötü koku, kaşıntı şikâyetlerine neden olmaz. Özellikle adet ve yumurtlama dönemlerinde artabilirler. Bu akıntıların yoğunluğu ise kişiden kişiye değişmektedir. Eğer akıntı çok şiddetliyse, günlük ped kullanımı sayesinde ıslaklığın verdiği rahatsızlık engellenebilir.

    Fizyolojik Olmayan Akıntılar: Fizyolojik olmayan akıntılar ise genellikle enfeksiyon vb. bir rahatsızlığa bağlı ortaya çıkan akıntılardır. Bu akıntıların bir hastalığa işaret ettiği oldukça açıktır. Çünkü yoğun kaşıntı, kanama, kötü koku gibi şikâyetlere neden olurlar. Aynı zamanda yapı olarak da fizyolojik akıntılardan farklıdırlar.

    Kahverengi Vajinal Akıntı Neden Olur?

    Kahverengi vajinal akıntılar, çoğu zaman adet döneminden sonra görülen akıntılardır. Kanamanın tamamen sonlanmadığı dönemde, iç çamaşırını hafif lekeleyecek düzeyde, akışkan yapıda olurlar. Aynı zamanda adet kanamasının başlangıcı da bu kahverengi akıntılarla olabilir.

    Ancak kahverengi akıntılar gebeliğin erken dönemlerinde görüldüğünde, düşük belirtisi olabilir. Bu nedenle gebelik döneminde her konuda olduğu gibi, akıntı takibinde de hassas olmak gerekir.

    Kahverengi akıntılarda bir diğer şüphe ise rahim ağzı kanseridir. Bu nedenle, özellikle 35 yaşını geçen kadınların, kahverengi akıntıları görmezden gelmemesi tavsiye edilir. Jinekolojik muayene ve PAP smear testi sayesinde, kanser şüphesine açıklık getirilebilir.

    Sarı ya da yeşil renkli vajinal akıntılar ise genellikle enfeksiyona bağlı oluşur. Özellikle cinsel yolla bulaşan mikrop ve bakterilerin neden olduğu akıntıların rengi koyudur. Dokusu ise topak topak ya da süt kesiğine benzer olabilir. Bu şikâyetlere, sıklıkla vajinada kaşınma ve kötü koku da eşlik eder.

    Vajinal Akıntı ve Kaşıntı Nasıl Geçer? Bitkisel Çözüm Var Mıdır?

    Birçok kadın, hastalık şüphesi oluşturan akıntıları kolay bir şekilde fark edebilir. Çünkü bu akıntıların renkleri, dokusu ve kokusu farklıdır. Enfeksiyonun türüne göre sarı, yeşil ya da mat beyaz renkli akıntılar görülebilir. Bu noktada yapılacak en büyük yanlış; akıntıyı önemsememektir. Birçok hasta, akıntıyı fark ettiğinde, ilk olarak bitkisel çözümlere başvurmaktadır. Oysaki akıntının etkin bir şekilde tedavi edilebilmesi için altta yatan nedenlerin bilinmesi gerekir. Çünkü vajinal akıntı ve kaşıntı sorununa neden olabilecek birçok farklı etken vardır.

    Bu nedenle vajinal akıntı ve kaşıntının sonlanması için öncelikle altta yatan nedenlerin tespit edilmesi gerekir. Enfeksiyonlar için antibiyotik kullanımı, fitiller ve diğer medikal ilaçlar bu süreçte kullanılabilir. Doğum kontrol hapı vb. ilaçlar nedeniyle oluşan akıntılarda, eğer akıntı çok rahatsız edici ise, yeniden tedavi planlaması yapılabilir. Ancak bu kararların her biri, uzman bir jinekologun değerlendirmesi sonucunda verilebilir.

    İstanbul Vajinal Akıntı ve Kaşıntı Tedavisi

    Vajinal akıntı ve kaşıntı rahatsızlığında, tedavi sürecinin neredeyse her hastamız için farklı olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü vajinal akıntılar farklı nedenlerle oluşur. Hastanın yaşı ve genel sağlık durumu da değerlendirildiğinde, farklı tedavi yöntemleri tercih edilebilir.

    İstanbul’da vajinal akıntı ve kaşıntı tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak için Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.


    Open chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi