İstanbul Rahim Ağzı Kanseri Öncüsü Lezyonlar

    İstanbul rahim ağzında kanser öncüsü lezyonlar, genellikle HPV enfeksiyonları sonucu gelişen ve tedavi edilmediklerinde kansere dönüşebilen oluşumlardır. Rahim ağzı kanseri, erkenden tespit edilme ve önlenme ihtimali en yüksek kadın kanserlerinden biridir. Buna rağmen, dünya genelinde meme kanseri ile birlikte kadınlarda en sık görülen kanser hastalığıdır. Oysa ki artan rahim ağzı kanseri riskini yıllar öncesinden tespit etmek ve gerekli önlemleri almak mümkündür. Bu yüzden HPV aşısı olmak, düzenli aralıklar HPV testi ve smear testi yaptırmak, gerektiğinde kolposkopi ile muayene olmak hayat kurtarıcı olabilmektedir.

    Rahim Ağzı Kanseri Öncüsü Lezyonlar Nelerdir?

    Rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonlar, serviks hücrelerinde gelişen ve kansere dönüşme potansiyeli taşıyan anormal değişikliklerdir. Bu lezyonlar genellikle HPV (Human Papilloma Virüsü) enfeksiyonuna bağlı olarak ortaya çıkar. Servikal intraepitelyal neoplazi (CIN) olarak adlandırılan bu değişiklikler, düşük dereceli (CIN 1) ve yüksek dereceli (CIN 2-3) olmak üzere sınıflandırılır. Düşük dereceli lezyonlar genellikle kendiliğinden gerilerken, yüksek dereceli lezyonların takip ve tedavi edilmesi gerekir. Düzenli pap smear ve HPV testi ile riski yüksek olan kadınlar belirlenip, ardından yapılan kolposkopi ile bu lezyonlar erken dönemde tespit edilebilir. Rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların erken teşhisi, özellikle de yüksek riskli lezyonlar durumunda leep-konizasyon gibi önleme uygulamalarının gerçekleştirilmesine fırsat tanır. Bu da rahim ağzı kanserini başarılı bir şekilde önleyebilir.

    HSIL Nedir?

    HSIL, rahim ağzında yüksek riskli anormal hücre değişimleri bulunduğuna işaret eden bulgudur. HSIL’in işaret ettiği lezyonların kansere dönüşme riski, diğer lezyonlara kıyasla daha yüksektir. Ayrıca tanı esnasında rahim ağzı kanseri riskini de barındırır. Bu yüzden pap smear testi sırasında HSIL bulgusu görüldüğünde, ileri tetkikler ve biyopsi yapılması gerekir.

    HSIL tedavi edilmediğinde zaman içinde rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Bu nedenle erken dönemde tespit edilmesi, kansere giden sürecin engellenmesi açısından hayati önem taşır.

    HSIL Türleri Nelerdir?

    Pap smear testinde HSIL bulgusu, şu gibi kanser öncüsü lezyonlara işaret edebilir:

    • CIN 2: Orta derecede hücresel anormalliklerin görüldüğü yüksek riskli lezyonlar.
    • CIN 3: Şiddetli hücresel bozulmaların bulunduğu, kansere dönüşme riski son derece yüksek olan lezyonlar.
    • Karsinoma in situ (CIS) veya Prekanseröz oluşumlar: Hücrelerin tamamen anormalleştiği, kanserden hemen önceki lezyonlar.

    HSIL türleri bu şekilde sıralanabilir. Pap smear testi sonrası gerçekleştirilen biyopsi uygulaması sayesinde bireyde, bu türlerden hangisinin bulunduğu tespit edilebilir ve sonrasında ise kişiye özel bir tedavi planlaması hazırlanabilir.

    Rahim Ağzı Kanseri Öncüsü Lezyonlar Neden Olur?

    Rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların en önemli ve yaygın nedeni HPV enfeksiyonudur. Özellikle HPV’nin yüksek riskli tipleri (en yüksek riskli olanlar: HPV 16 ve HPV 18), hücrelerde DNA hasarına yol açarak bu değişiklikleri tetikler. Bunlara ek olarak bağışıklık sisteminin zayıf olması, pelvik bölgeyi ilgilendiren kronik enfeksiyonlar, sigara kullanımı ve genetik etmenler de rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların gelişmesinde rol oynayabilir. Bu yüzden özellikle de bahsi geçen riskli HPV türlerine sahip olan kadınlara sigarayı bırakmaları ve sağlıklı bir yaşam tarzı edinmeleri tavsiye edilir.

    Rahim Ağzı Kanseri Öncüsü Lezyonlar Nasıl Tedavi Edilir?

    Rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların tedavisi, lezyonun derecesine göre değişiklik gösterir. Düşük dereceli lezyonlarda düzenli takip yeterli olabilirken, yüksek dereceli lezyonlarda cerrahi müdahale gerekebilir. Bu lezyonların tedavisi sırasında en çok kullanılan yöntemler LEEP konizasyon ve konizasyon (soğuk konizasyon) uygulamalarıdır. Bu uygulamalar sırasında rahim ağzının önemli bir kısmı korunarak, sadece tehlikeli lezyonların bulunduğu doku, bir koni şeklinde alınabilir. Bu tedavi sonrasında düzenli smear ve HPV testleri ile hastanın takibi devam eder. Bahsi geçen rahim ağzı kanseri önleme tedavisi ile, erken dönemlerde fark edilen tehlikeli rahim ağzı lezyonları başarılı bir şekilde etkisiz hale getirilebilir ve kanser gelişimi engellenebilir. Uygun hastalarda LEEP gerekmeden sadece lazerle tedavi mümkün olabilmektedir.

    Rahim Ağzı Kanseri Öncüsü Lezyonların Kansere Dönüşme İhtimali Nedir?

    Rahim ağzı kanseri öncüsü lezyonların kansere dönüşme ihtimali, lezyonun derecesine bağlıdır. Düşük dereceli lezyonlar çoğunlukla bağışıklık sistemi tarafından yok edilir ve kansere ilerlemez. Ancak yüksek dereceli lezyonlarda kansere dönüşme riski daha yüksektir. CIN 2 tipi lezyonlar, yıllar içerisinde %5 ila %10 ihtimalle, CIN 3 tipi lezyonlar ise yine yıllar içerisinde %30’lara varan bir ihtimalle rahim ağzı kanserine dönüşebilir. Rahim ağzı kanserinden korunmak isteyen kadınlar; özellikle vurguladığımız ‘’yıllar içerisinde’’ sadece HPV testi ve pap smear gibi rutin tarama uygulamalarına katılarak kanserden korunabilir. Rutin jinekoloji muayeneleri, özellikle de HPV pozitif kadınlar için oldukça önemlidir.

    Call Now Button