Polikistik Over Sendromu İstanbul

    Polikistik over sendromu İstanbul yani PKOS; yumurtalığın farklı büyüklükteki kistlerle kaplı olması anlamına gelir. Yani yumurtalığın kistik yapıda olması ile karakterize olan bir rahatsızlıktır.

    Polikistik over; özellikle üreme çağından itibaren, kadınlarda en sık görülen rahatsızlıklardan biridir. Gebe kalma sorunları, adet düzensizlikleri, aşırı tüylenme ve cilt sorunları en sık rastlanan belirtileridir. Polikistik over sendromu tedavi edilmediği zaman, gebelikle ilgili sorunlara neden olabilir. Aynı zamanda adet düzensizliklerine bağlı olarak, rahmin kalınlaşması da söz konusu olabilir. Bu nedenle polikistik over sendromunun uygun yöntemle tedavi edilmesi ve kadının sağlıklı bir şekilde adet görmesi oldukça önemlidir.

    İstanbul’da polikistik over sendromu hakkında tüm merak ettikleriniz için Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.

    Polikistik Over Sendromu Nedir?

    Polikistik over sendromu; genellikle adet düzensizliği, uzun süre adet görememe ve gebe kalma sorunları ile karakterize olan bir rahatsızlıktır. Çoğu kadında ergenlik dönemlerinde ortaya çıkar. Polikistik over sendromuna sahip bir kadının yumurtalığında, irili ufaklı birçok kist bulunur. Bu kistler, doğal yumurtlama döngüsünü bozarak, adetin tamamen kesilmesine ya da adet düzeninin bozulmasına neden olabilir. Polikistik over sendromu, aynı zamanda, kadınlarda görülen kısırlığın en önemli nedenlerinden biridir.

    Polikistik Over Sendromu Belirtileri Nelerdir?

    Polikistik over sendromunun en yaygın belirtisi adetin kesilmesi ya da adet kanamalarının düzensiz olmasıdır. Bununla birlikte bazı kadınlarda hiçbir belirti vermeyebilir. Adet düzensizliği ya da adet olamama sorununa;

    • Ciltte aşırı yağlanma ve sivilcelenme
    • Yoğun saç dökülmesi
    • Tüylenme
    • Kontrolsüz kilo artışı
    • Meme hassasiyeti ve memelerde büyüme şikâyetleri de eşlik edebilir.

    Daha nadir olarak, depresyon ve ruh hali değişiklikleri, uyku apnesi, horlama gibi semptomlar oluşabilir.

    PKOS olan kadınlarda, bir yumurtanın tam olarak olgunlaşması için gerekli tüm hormonlar üretilememektedir. Yumurtaların hiçbiri olgunlaşıp salınamadığı için yumurtlama gerçekleşemez ve progesteron hormonu üretilemez. Progesteron olmadığında ise adetler düzensiz olur ya da olmaz.

    Polikistik Over Sendromu Neden Olur?

    Kadınların %5-10’unda gözlenebilen PKOS’un nedeni tam olarak anlaşılamamıştır. Hipofizden salınan LH hormonundaki anormal seviyeler ve yüksek androjen seviyelerinin yumurtalıkların normal fonksiyonlarını etkilemektedir. Bu hormonal bozuklukların neye yol açtığını anlatmak için öncelikle normal menstrüel siklusu bilmek gerekir.

    Normal menstrüel siklusta (adet döngüsü), hipotalamus-hipofiz, yumurtalıklar ve rahim her ay belli bir sekansta ve düzende çalışarak vücudu gebeliğe hazırlarlar. Hipofizden salgılanman FSH ve LH, yumurtalıklardan kadın hormonlarının (progesteron ve östrojen) salınmasını sağlar. Menstrüel siklusun ilk yarısında, FSH’da olan hafif yükselişler, yumurtalığın yumurta içeren folikül geliştirmesini uyarır. Bu oluşan folikülden giderek artan şekilde östrojen salınımı başlar. Östrojen, rahim içi dokusunun (endometrium) kalınlaşmasını ve hipofizden yüksek dozda LH salınmasını sağlar. Siklusun ortasında böylece LH piki meydana gelir ve takiben, olgunlaşmış olan yumurta, yumurtalıktan salınır (ovulasyon). İşte bu dönemde yumurta, sperm ile döllenirse, oluşan yapı, tüpler aracılığıyla rahim içerisine ilerler ve gebelik meydana gelir. Ovulasyon sonrası yumurtalıklarda hem östrojen hem progesteron üretimi olur. Bunun amacı rahimi, embriyonun yerleşmesine uygun hale getirmektir. Eğer ovulasyonda salınan yumurta, sperm ile döllenmezse, gebelik için hazırlanan kalınlaşmış rahim içi dokusu, belli süre sonra dökülür. Bu, adet kanaması olarak kendini gösterir. Folikülü, over (yumurtalık) kistinden ayırmak önemlidir. Kadınların birçoğunda kist gelişebilir ama bunlar o kadının PKOS olduğu anlamına gelmez.

    Normal menstrüel döngüyü özetledikten sonra, PKOS’lu kadınlarda olan duruma bakalım. PKOS’u olan kadınlarda, 4-9 mm arası küçük küçük, birçok kist, yumurtalıkta gelişir. Burada sorun ise bunların hiçbirinin ovulasyon (yumurtlama) kapasitesinin olmamasıdır. Ovulasyon olmayınca, östrojen, progesteron, LH ve FSH seviyeleri dengesizleşir.

    Yapılan araştırmalar PKOS’un ortaya çıkmasını etkileyen birden fazla faktör olduğunu göstermektedir. Bu faktörlerden biri de genetik yatkınlıktır. Ailesinde (anne ya da kız kardeşte) PKOS olan kadınlarda PKOS gözlenme riskinin daha yüksek olduğu bilinmektedir. Ancak PKOS’nun kalıtımsal olduğuna dair bir kanıt bulunmamaktadır.

    PKOS semptomları adet periyotunu kontrol eden hormonlardaki dengesizlikler tarafından tetiklenmektedir. Temel androjen erkeklik hormonu; testosterondur. Bu hormon tüm kadınlarda yumurtalıklar tarafından üretilir ve temel dişi hormonu olan östrojene dönüşür. Genel olarak, PKOS olan kadınlarda, testosteron normalden fazla üretilir. Normalin üzerinde androjen seviyeleri ise; akne, kıllanma, kilo alımı ve yumurtlama problemlerine neden olur.

    İnsülin hormonu da PKOS semptomlarının tetiklenmesinde rol olan bir diğer hormondur. Aslında, PKOS oluşum mekanizmasında en önemli nokta, insülin direncidir. İnsülin pankreas tarafından üretilen ve kandaki glikoz seviyesini düzenleyen bir hormondur. PKOS görülen birçok kadında “insülin rezistansı” olarak adlandırılan durum gözlenmektedir. İnsülin rezistansında; vücut dokuları insülinin etkisine direnir ve bunun sonucunda vücut daha fazla insülin üretmek zorunda kalır. Vücutta çok yüksek seviyede bulunan insülin hormonu; yumurtalıkları da etkileyerek hormonal dengesizlik oluşmasına neden olur. Fazla insülin androjen üretimini arttırmaktadır. PKOS olan kadınların kilo almaya eğimli olmaları ve zor kilo vermelerinin nedeni de insülin metabolizmasında gözlenen bu bozukluktur.

    Polikistik Over Teşhisi Nasıl Konur?

    PKOS tanısını koyduran spesifik, tek bir test yoktur. Kişinin semptomlarına, kan test sonuçlarına ve fizik muayenesine göre PKOS tanısı konulabilir. PKOS tanısının konulması için aşağıdaki bulgulardan en az iki tanesinin gözlenmesi gerekmektedir:

    • Ultrasonda polikistik over (PKO) görüntüsü; ultrasonda büyüklükleri 8-10 mm’yi geçmeyen, yumurtalıkların çevresinde yerleşim gösteren çok sayıda kist olması.
    • Yumurtlamanın olmaması (anovulasyon); PKOS olan bir kadının adet periyotu düzensiz olabilir ya da kadın hiç adet görmeyebilir.
    • Kronik hiperandojenizm; andojen hormonunun fazla üretilmesi.

    PKOS tanısının konulması için sadece ultrasonda PKO görüntüsünün olması, sadece yumurtlamanın olmaması ya da sadece hiperandojenizm olması tek başlarına yeterli değildir. Bu bulgulardan en az iki tanesi aynı anda gözlenmelidir.

    Polikistik Over Sendromu Kendiliğinden Geçer Mi?

    Polikistik over sendromu ile ilgili en çok merak edilenlerden biri de budur. Bazı hastalar, yumurtalıktaki kistlere ve polikistik over sendromuna bitkisel ilaçlarla çözüm aramaktadır. Ancak polikistik over sendromu için en doğru yönlendirme yine uzman jinekolog tarafından yapılabilir. Nadir durumlar dışında, polikistik over sendromu, tedavi edilmediği sürece kendiliğinden geçmez. Bazı bitkilerin beden üzerindeki iyileştirici gücü, polikistik over belirtilerini hafifletebilir. Ancak kesin tedavi için mutlaka bir uzman yönlendirmesi gerekir.

    Polikistik Over Tedavisi Nasıl Yapılır?

    PKOS için standart uygulanan kesin bir tedavi bulunmamaktadır. Tedavi yöntemi kişide gözlenen şikayetlere göre farklılık göstermektedir. Uygulanan tedavi yöntemlerinden bazıları şöyledir:

    Yaşam tarzı değişikliği: Kilo verme, beslenme ve egzersiz

    PKOS tedavisinde ilk basamak; sağlıklı beslenme ve egzersiz ile ideal kiloda kalmaktır. PKOS görülen birçok kadının fazla kilolu ya da obez olduğu gözlenmektedir. Beslenme alışkanlıklarında yapılacak olumlu değişiklikler; işlenmiş yiyecekler ve şeker ilaveli besinlerden uzak durulması, tahıllı ürünler, meyve, sebze ve yağsız et tüketilmesi kan şekerinin düşük seviyelerde tutulmasını, insülin kullanımının ve hormon seviyelerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Fazla kilolardan kurtulmak genellikle adet siklusunu düzenleyerek medikal tedaviye gerek duyulmadan fertilitenin (üreme potansiyelini) artmasına da katkı sağlar.

    Günlük egzersiz vücuttaki insülin kullanımını düzenlemekte ve PKOS’nun bir çok şikayetini/semptomunun düzeltmesinde yardımcı olmaktadır.

    PKOS olan kadınlarda gözlenen semptomların ve sağlık risklerinin bir çoğu medikal tedavi yöntemi kullanmadan iyi beslenme, egzersiz ve sağlıklı yaşam tarzı ile ortadan kaldırılabilmektedir.

    İnsulin duyarlılığını arttıran ilaçların kullanılması

    Yapılan son çalışmalar, tip II diyabet tedavisinde kullanılan ilaçların PKOS tedavisinde de etkili olabildiğini göstermektedir.

    Metformin bu amaçla kullanılan ilaçlardan en umut vericisidir. Metformin; insülinin kan şeker seviye kontrolünü etkilemekte ve testosteron üretimini azalmaktadır. Bunun yanı sıra anormal kıllanmayı yavaşlattığı ve kullanımdan birkaç ay sonra yumurtlamayı düzenleyebildiği gözlenmiştir. Yeni yapılan çalışmalar, metforminin vücut kütlesinde azalma ve kolesterol seviyelerinde düzelme gibi başka pozitif etkileri olduğunu da göstermektedir.

    Adet periyotlarının düzenlenmesi

    Doğum kontrol hapları, PKOS gözlenen kadınlarda düzenli periyotların oluşmasını ve akne, hirsutizm (kıllanma) gibi şikayetlerin iyileşmesini sağlar.

    Cilt ve saç problemleriyle başa çıkmak

    Akne ve kıllanma problemi olan kadınlarda düşük dozlu anti-androjen ilaçlarla birlikte doğum kontrol haplarının (oral kontraseptifler) kullanımı önerilebilir. Dirençli vakalarda daha yüksek dozlarda anti-androjen kullanılabilir. Anti androjenler aşırı kıllanmayı (hirsutizmi) ve erkek tipi kelliğin düzelmesini sağlayabilmektedir. Ancak bu ilaçların fertilite üzerine herhangi bir etkisi yoktur.

    İlaçlarla semptomların azalması genellikle birkaç ay içinde olur. Bu ilaçlar kesin tedavi sağlayamamaktadır. Bu yüzden semptomlar/şikayetler ilaçları almayı kesince tekrar ortaya çıkabilmektedir.

    Fertiliteyi (üreme potansiyelini) arttırmak

    Üremeye yardımcı tedavilere başlamadan önce kadında ve erkekte olası diğer infertilite (kısırlık) sebepleri araştırılmalıdır. Kadınlarda gözlenen PKOS’da problem genellikle yumurtlamanın olmamasıdır. Yumurtlamayı sağlayan tedavi yöntemleri ile bu sorun çözümlenebilmektedir.

    Yumurtlama tedavisinde “klomifen sitrat” en sık kullanılan ilaç olup vakaların %80’inde yumurtlamayı ve bunlarında %60-70’inde gebelik elde etmeyi sağlayabilmektedir. Klomifen sitrat kullanımının yarar sağlamadığı kadınlarda; “gonadotropin” olarak adlandırılan ilaçlar kullanılmaktadır. Bu ilaçla sağlanabilen gebelik oranları ise %50-70 arasındadır ve etkisinin görülmesi için birkaç tedavi siklusu gerekebilmektedir.

    Yumurtlamayı sağlayabilmenin diğer bir yolu “laparoskopik ovaryan drilling” adı verilen cerrahi yöntemdir. İlaç tedavisinin işe yaramadığı PKOS olan kadınlarda başvurulan bu yöntemde erkek hormonları azaltılıp yumurtlamanın oluşması sağlanabilmektedir. “Laparoskopik ovaryan drilling” denilen bu cerrahi yöntem ile sağlanabilen gebelik oranları %50-70 arasındadır. Bu yöntem düşük maliyetlidir.

    Tüm bu ilaç tedavisi ve cerrahi tedavi yöntemleri ile gebelik sağlamaz ise tüp bebek yöntemi uygulanabilir. Tüp bebek, diğer yöntemlere göre daha maliyetlidir ancak gebe kalmak için en iyi oranlara sahiptir.

    Genel olarak bakacak olursak, PKOS’un temelinde insülin direnci yatar. Sadece insülin direncini yenmek, hastaların büyük çoğunluğunda PKOS’u düzeltecektir. Bunun için ideal kiloya ulaşılması, unlu ve şekerli yiyeceklerden uzak durulması oldukça önemlidir.

    Polikistik Over Sendromu Tedavi Edilmezse Ne Olur?

    Eğer polikistik over sendromu adet kanamalarının kesilmesine neden oluyorsa, ciddi riskler söz konusu olabilir. Bunların başında elbette kısırlık gelir. Birçok kadın, belirtileri şiddetli bir şekilde hissetmediği için, bebek sahibi olmaya karar verdiğinde PKOS olduğunu öğrenmektedir. Bununla birlikte genç – ergenlik çağındaki hastalarımızda da ilerde oluşabilecek kısırlık riski bulunmaktadır.

    Düzensiz adet periyotları (menstruel siklus) ve yumurtlamanın olmayışı kadında östrojen üretimini arttırırken progesteron üretimini durdurur. Progesteron, her ay periyodik olarak rahim iç tabakasının (endometrium) dökülmesine neden olan hormondur. Progesteron olmadığında, rahim içi kalınlaşır ve bunun sonucunda yoğun kanama ya da düzensiz kanama gözlenir. Zamanla bu durum hiperplazi (dokunun büyümesi) ve kanser riskini arttırır.

    PKOS’da gözlenebilen kistler ise zararlı değildir. Bu kistler için cerrahi müdahaleye gerek yoktur ve kistler yumurtalık kanserine neden olmaz. Ancak, PKOS’da gözlenen hormonal düzensizlikler hayatın ileri dönemlerinde kalp hastalıkları, diyabet ve rahim kanseri riskini arttırmaktadır. PKOS olan kadınların %50’sinden daha fazlasında 40 yaşından önce diyabet ya da bozulmuş glikoz toleransı gözlenebilmektedir. PKOS’lu kadınların, LDL (kötü kolesterol) seviyeleri yüksek, HDL (iyi kolesterol) seviyeleri düşük, yüksek kan basıncı (yüksek tansiyon) riski daha fazladır ve PKOS’lu kadınlar aynı yaştaki diğer kadınlardan 4-7 kat daha fazla kalp krizi riski taşımaktadırlar.

    İstanbul Polikistik Over Sendromu Tedavisi

    Polikistik over sendromunda, erken teşhisin önemi büyüktür. Erken dönemde başlanan tedavilerle, özellikle ileri dönemde oluşabilecek kısırlık riskini minimuma indirmek mümkündür. Bununla birlikte, polikistik over sendromunun neden olduğu aşırı kilo, tüylenme ve cilt sorunları için çok disiplinli bir tedavi yaklaşımı da benimsenebilir. Uygun branşlardan alınan destek sayesinde, kişinin yaşam kalitesi yükseltilebilir ve kendini daha özgüvenli hissetmesi sağlanabilir.

    İstanbul’da polikistik over sendromu ve tedavisi hakkında daha fazla bilgi almak için Doç. Dr. İlker Kahramanoğlu ile iletişime geçebilirsiniz.


    Open chat
    Şimdi Ara!
    Yol Tarifi